Röportaj: Ali Deniz ile Sziget Festivali ve Budapeşte


Dünyanın en büyük festivalleri arasında yer alan Sziget Festivalini bir şekilde duymuşsunuzdur.Belkide bu yaz buraya gitmelisiniz.Binlerce insanın festival , dans , müzik  yani kısaca eğlence için geldiği bu ada, kimsenin bitmesini istemeyeceği bir 7 gün yaşatıyor.Eğer bu yaz Avrupa’ya seyahat düşünüyorsanız önerilere burayı da ekleyin.Diyerek arkadaşımla hazır geçen yaz oraya gitmişken bu konu hakkında konuşalım dedim.

Ali Deniz Şahin Yeditepe Üniversitesi Hukuk Bölümünde okuyor.Geçen yaz , arkadaş grubuyla  7 günlük gittiği  Sziget Festivali hakkında onunla konuştuk   🙂 Bu röportaj için ona teşekkür ediyoruz.

Festivale gitmeye nasıl karar verdin ?

Okuldan arkadaşlarım sayesinde Szigetten haberim oldu. Onlar da internetten yaz festivallerini araştırırken rastlamışlar. Yaz için festival tarzı bir yere gitmek istiyorduk. Biraz daha araştırınca Szigetin Avrupa’daki ve dünyadaki en büyük festivallerden olduğunu öğrendik. Gelen sanatçılar da çok iyiydi. Budapeştede olduğundan ucuza da geleceğini düşündük ve oraya gitmeye karar verdik.

 

Sadece festival için mi gittin Budapeşte’ye  yoksa o da bir etken mi oldu ?

Budapeşte şehrini görmeyi de çok istiyorduk. Bunun da bir fırsat olacağını düşündük. O yüzden festivalden iki gün önce Budapeşteye gittik ve festival bittikten sonra iki gün daha kaldık. Yine de yetmedi aslında, çünkü festivalden önce enerjimizi Szigete saklamak istediğimizden çok gezmedik. Sonrasında da festivalin yorgunluğu bizi biraz zorladı diyebilirim. 😀

 

Biletlerini ne zaman aldın ? Aralık ayında satılan  indirimli biletlerden faydalanabildin mi ?

İndirimli biletlerden malesef faydalanamadık, gitmeye karar vermemiz ve 6 kişi olduğumuz için herkesin parasal olarak kendini ayarlayabilmesi biraz uzun sürdü. En son karar verdik ve normal biletlerden Basic Camping paketini aldık. Gitmek isteyen arkadaşların Kasım – Aralık gibi araştırmaya başlamasını öneririm.

Vize işlerini ne kadar zaman önceden hallettin ?

Biraz ani bir karar olduğu için vize işlerine bakmaya başladığımda gitmemize 1-1,5 ay vardı. Macaristan için vizelerin alındığı acentanın randevu takvimine baktığımda haftalarca bütün randevuların dolu olduğunu gördüm. Bu yüzden riske atmamak için VIP vizeye başvurdum ve vize evraklarımı teslim ederken hiç sıra beklemememe ve birkaç gün içinde vize çıkartmış olmama rağmen cebimden fazla para çıkmış oldu. Özellikle yazın vize acentalarına çok başvuru yapılıyor, olabildiği kadar erkenden başvurulması en sağlıklısı olur.

Kamp yerleri , vip alanlar çadır alanları yada oteller gibi farklı tür konaklama imkanları vardı sen hangisini tercih etmiştin ?

Biz en ucuzu olduğu ve festival ortamını tam anlamıyla yaşamak için Basic Camping paketini aldık. Yani çadırımızı adanın istediğimiz yerine kurabiliyorduk. Festivali 7/24 tam anlamıyla yaşamak isteyenlere kesinlikle çadırı öneririm. Gerek oradaki insanlarla tanışmak ve eğlenmek, gerekse de festivaldeki sayısız aktiviteye katılabilmek açısından çadır çok avantajlı. Festivalde müziğin ve etkinliklerin durduğu tek saat aralığı sabah 5 – 8 arası. Onun için ne kadar yakın olsa da festivalin dışında bir yerde konaklamak sizin belli bir saatten sonra festivalden ayrılmanızı gerektirecektir. Mesela eğer unuttuğunuz bir şey olursa veya üstünüzü değiştirmeniz gerekirse bu durum sizi zorlayabilir ve festivale tekrar dönmek gözünüzde büyüyebilir. Zaten çadır sakinleri arasında çok sıcak bir ortam oluştuğunu göreceksiniz. Tek sıkıntı eğer ses ile uyumakta zorlanıyorsanız kesinlikle kulak tıkacı tarzı bir şeyler bulunsun yanınızda, çünkü nereye çadır kurarsanız kurun sesden kaçmak imkansız. Hatta kulak tıkacı bile yeterli olmayabilir. İlk günden sonra alışırsınız en kötü 😀

 

Çadırda kalmak konusu zor gelebiliyor insanlara . Benim gördüğümde çok hijyenik bir ortam yoktu,  bu konu seni zorladı mı ?

Evet hijyen gerçekten sıkıntı. En mantıklısı bunun 7 günlük bi festival olduğunu düşünerek hijyeni ikinci plana bırakmak. Sıkıntı şu ki, festivaldeki sayısız etkinliğe koştururken hijyene vakit ayıramayabiliyorsunuz, veya ayırmak istemiyorsunuz. İsteseniz bile tuvaletlerin ve duşların önünde uzun sıralar olabiliyor ve bu bazen insanı caydırıyor. Çeşitli alanlara kurulan kapalı tuvaletler nispeten temiz oluyor ve sıra hemen bitiyor, ama taşınabilir kabin tuvaletlerin gün geçtikçe kullanılamaz hale geldiğine şahit olduk. Duşlardaki sıkıntı sadece sıra, ve eğer çıplaklığa alışkın değilseniz alışsanız iyi olur. Avrupalılar bizden daha açık fikirli insanlar olduğu için çıplaklık bir tabu olarak görülmüyor :D. Bu sorunların en iyi çözümü biraz daha paraya kıyıp kamp paketinizi yükseltmek. İlla ki VIP camping alın demiyorum, ama Siesta camping gibi bazı paketlerde hem çadırınızın kurulacağı yer hazır oluyor, hem de o paketi alan insanlara özel duş ve tuvalet oluyor ki, bu büyük bir zaman kazancı demek. Eğer festival sabah erkenden açıldığında ilk girenlerden değilseniz, Basic camping’te çadırınız için iyi bir yer bulmak imkansız gibi bir şey.

Festival alanı güvenli mi ? Tamam güvenlik kontrolleri yapılıyor fakat yine de bir sorun oldu mu yada gördün mü ?

Festival alanında hiçbir sorun yaşandığını görmedim tabii içkiyi fazla kaçırıp alkol komasına giren insanlar dışında. İnsanlar dünyanın her tarafından eğlenmeye geliyorlar zaten oraya, sorun çıkaran insanlar yok denecek kadar az. Güvenlik kontrolleri çok sıkı değil, eğer iyi yere saklarsanız içeri alkol ve türevlerini sokabilirsiniz, ama normalde kapıda içeriye alkol sokulmasına izin vermiyorlar. Yükseltilmiş kamp paketleri için ayrılan yerlerin zaten kendi güvenliği var. Eğer yine de işinizi sağlama almak istiyorsanız sanırım 10-15 Euro gibi bir ücrete festivalin merkezinde kilitli dolap kiralayıp kullanmayacağınız pasaport vs.yi oraya koyabilirsiniz. İnsanlar genel olarak arkadaş canlısı, ama yine de yanınıza gereksiz değerli eşyalar almayın. Değerli eşyaları mümkünse yanınızda taşıyın.

 

Sziget adasından çıkıp şehri gezmeye fırsatın oldu mu ?

İstediğiniz saatte çıkıp gelmek mümkün. Festivalde yapacak o kadar çok şey var ki bizim çıkmak aklımıza gelmedi. Ama acil bir ihtiyaç olursa şehire gitmek mümkün. En hızlı ulaşım yolu taksi, ama bunun için de biraz parayı gözden çıkarmak gerekiyor (yine de istanbul kadar pahalı değil). Şehrin metro ağı da gayet kullanışlı. Otobüsleri hiç kullanmadık.

 

Farklı kültürlerden binlerce insanla ayni ortamda eğlenmek nasıl bir his ? Festival içinde nasıl bir sosyal ortam var  ?

 

Ortam mükemmel. İnsanların hepsi oraya bir hafta boyunca rahatlamaya ve eğlenmeye geliyor. Neredeyse herkes çok arkadaş canlısı, konserlerde pek çok kişiyle tanıştık. Türkler de azımsanamayacak kadar çok. En çok insan Almanya, İngiltere ve Hollanda’dan gelmiş gibiydi. Ama gerçekten dünyanın her kıtasından geliyorlar. Herkes farklı yerlerde şarkı söylüyor, dans ediyor ve şakalaşıyorlar. Yardıma ihtiyacınız olduğunda da gelen birisi mutlaka oluyor. Eğer konser performansınız yüksekse ve dans etmeyi seviyorsanız kendinizi kısa zaman içinde 10-15 yeni insanla beraber eğlenirken bulacaksınız. Aynı zamanda her müzik türü için ayrı sahneler var. Festivalde toplam 10-20 farklı sahne var, bazıları sadece gece olunca müzik yapıyorlar. Barların da çoğu güzel müzik yapıyor ve toplanıp içmek için çok iyi bir ortam sağlıyorlar. Sabaha kadar partilemek de isteseniz, bir köşeye çekilip kitap okumak da isteseniz aradığınız ortamı Szigette bulabilirsiniz. Aynı zamanda adanın en sessiz kısmı Sziget Beach ve çevresindeki kamp alanı. Burda pek çok insan kitap okuyordu ve çemberler oluşturarak hafif müzikler eşliğinde sohbet ediyorlardı. Daha sakin bir ortam var anlayacağınız.

 

Festival alanında satılan yiyecek ve içecekler yeterli oluyor mu ? Fiyatları konusunda ne söylersin ?

Festival alanında pek çok farklı kültürde ve tarzda yiyecek/içecek/tatlı bulmak mümkün. Gerçekten çorbasından tut kahvaltısına kadar her şey var. Ama türkiye standartlarına göre yemek standları çok pahalı. En iyi tavsiyem, festivaldeki marketten alışveriş yapmak. Markette her tür yiyeceği bulabilirsiniz ve ayrıca eğer et alırsanız (market baya ucuz), marketin hemen yanında kurulan ızgaralarda sizin için pişiriyorlar. Tabii ki pek çok insan buraya akın ediyor ama erken davranırsanız ucuza yiyebilirsiniz. Alkol gayet ucuz, o konuda sıkıntı çekmezsiniz ama yemek için ilk günden bir keşif yapıp ona göre planlamak mantıklı olabilir.

 

Şehri gezmek için yeterli zamanın oldu mu bu sırada ?

Festival öncesi ve sonrasındaki ikişer günde şehrin belli başlı meydanlarını ve bölgelerini gezebildik. Aslında iki gün içinde biraz yorularak da olsa şehrin çoğunu gezebilirsiniz. Ancak asıl yapmanız gereken sadece tarihi mekanları değil ruin pub’ları ve yöresel yemek yapan restoranları da gezmek. Budapeşte güzel ve düzenli bir şehir.

Bir daha gitmeyi düşünür müsün?Gideceklere tavsiyelerin nelerdir ?

 

Kesinlikle. Szigetde yapacak o kadar çok şey var ki gittikten sonra tek seferde doymanız mümkün değil. Festivalde kolunda önceki Sziget bilekliklerini taşıyan insanlar vardı ve bazısının 6.-7. seferiymiş. Ben de en kısa zamanda tekrarlamak istiyorum. Gideceklere tek tavsiyem fiziksel ve mental açıdan hazır olmaları. Unutmayın ki Szigete belki de sadece bir kere gidebileceksiniz. Budapeşte yağmurlu olabiliyor. Yanınıza bol bol vitamin ve kalın giysi de alın. Bizim grubun iki günü hastalıkla boğuşarak geçti. Program kitapçığını iyi kullanın ve kalabalığı hesap ederek hareket edin. Zamanın çoğu kalabalığın arasında yol bulmaya çalışırken geçebiliyor. Bu yüzden kaldığınız yeri ve çevresini iyi öğrenin, kestirme yolları öğrenin. Sadece en çok istediğiniz sanatçılarla veya mekanlarla kendinizi sınırlamayın, keşfedin. Adanın her yeri sürprizlerle dolu. Her etkinliğe katılmaya çalışın. Bir gün olmazsa diğer güne denk getirmeye çalışın. Çadırda, yemekte ve tuvalette olabildiğince az vakit geçirip adayı gezin. Uykuyu da minimal tutun, dediğim gibi bu bir kez olan bişey. Sonrasında yorgunluğunuzu atmak için çok süreniz olacak. İnsanlarla konuşmaktan ve kaynaşmaktan çekinmeyin. Küçük bir bel çantası veya sırt çantası yararlı olabilir. İçine kısa zamanda ihtiyacınız olan şeyleri koyarak çadıra dönme zahmetinden kurtulursunuz. Bolca ıslak mendil alın, zaten festival alanında markette de var. Böylece bazı durumlarda kısa yoldan hijyen sağlanabilir. Yanınızda hep su taşıyın, en önemli şey su. Susuz kalmadığınız sürece yorgun düşmezsiniz. Akşamları günrş battıktan sonra hava aniden soğuyabiliyor, buna hazırlıklı olun. Yağmur yağabilir, çadırınızın su geçirmediğinden emin olun. Suyu önleyen spreyler dekatlonda satılıyor, çok yararlı olabilir.